Yazar "Tüzün, Ahmet Yekta" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Kriptojenik sirozlarda ve HBV ilişkili sirozlarda HFE gen mutasyonları(2017) Tüzün, Ahmet Yekta; Canoruç, FikriGiriş ve amaç: HFE gen mutasyonları ile ilişkili herediter hemokromatozis, Avrupa populasyonunda yaygın görülen otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Mutasyonlardaki yüksek frekans sıklığıyla uyumsuz olacak şekilde tipik hastalık fenotipiyle nisbeten az karşılaşılmasından dolayı, populasyon bazlı tarama programları taraftar bulmamaktadır. Bu sebeple HFE'nin mutasyonlarını yüksek riskli hasta gruplarında taramak daha mantıklı görünmektedir. Çalışmamızda kriptojenik ve hepatit B'li sirozlularda HFE gen mutasyonlarının sıklığını belirlemeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Bu çalışmada, 29 hepatit B'li ve 29 kriptojenik sirozlu olgu incelendi. HFE gen mutasyonları, ?Haemochromatosis StripAssay A of VıennaLab? yöntemi ile çalışıldı. Bulgular: Yirmidokuz kriptojenik sirozlu olgunun 1'inde C282Y heterozigotluğu, 2'sinde H63D homozigotluğu ve 5'inde de H63D mutasyonu heterozigotluğu tespit edildi. Hepatit B'li 29 olgunun 1'inde H63D ve E168Q birleşik heterozigotluğu ve 5'inde H63D mutasyonu heterozigotluğu bulundu. Hepatit B'li ve kriptojenik sirozlu hasta gruplarında mutasyon oranları açısından istatistiksel fark yoktu. İki grupta toplamda H63D mutasyon oranı 58 hastanın 13'ünde (13/58) %22.4, C282Y mutasyonu 58 hastanın 1'inde (%1.72) tespit edildi. Kriptojenik sirozlularda allel sayısına göre H63D mutasyon oranı %31.03 (9/29) bulundu. Sonuç: Sonuç olarak HFE mutasyonları bölgemiz için önemli bir sağlık problemi gibi görünmemektedir. Kriptojenik siroz hastalarında bulduğumuz heterozigot C282Y ve iki hastada da homozigot H63D varlığı değerlendirildiğinde seçilmiş hasta gruplarında bu mutasyonların taranması önerilebilir. Özellikle kriptojenik sirozlu olgularda gerek HH tanısı için gerekse ılımlı demir birikimi ile bu mutasyonların hepatik hasarı arttırıcı etkisini ortaya koymak ve belki de flebotomi ile sirozun ilerleyişini yavaşlatabilmek amacıyla bu mutasyonları araştırılabilir bulmaktayız. Klinisyenler karaciğer hastalarında bu mutasyonların morbidite ve mortaliteye olan olası katkısı açısından uyanık olmalıdır.Öğe Yöremizde Helicobacter Pylori'de klaritromisin direnci ve tedaviye etkisi(2017) Tüzün, Ahmet Yekta; Dursun, MehmetHelicobacter pylori (Hp) enfeksiyonu, etkilediği kitlenin büyüklüğü ve sebep olduğu ciddi patolojiler nedeniyle ciddi bir toplum sağlığı sorunu kabul edilmektedir. Hp'nin temelde ülkelerin sosyoekonomik gelişmişlik oranlarıyla ilişkilendirilen bölgeler arası prevalans farkı kadar bölgeler arası tedavi başarısızlık farkları da dikkati çekmektedir. Eradikasyondaki başarısızlıkta birçok önemli etken vardır. En önemli faktör rezistan suşlann artması gibi görünmektedir. Bu çalışmada amacımız klaritromisinin bölgemizdeki primer ve sekonder direnç oranlarını tespit etmek ve dirençli suşlann tedavi başatımızı nasıl etkilediğini gözden geçirmektir. MATERYAL METOD Çalışmaya Aralık 2004-Nisan 2005 tarihleri arasında endoskopi ünitemize dispeptik yakınması ile başvuran 213 hasta alındı. Hastalara Olympus GIF-V-70 aleti ile özefagogastroduodenoskopi yapıldı ve 4 adet mide biyopsisi alındı. Alınan biyopsi materyallerinden biri üreaz testi diğeri kültür-antibiyogram, diğeri histopatolojik inceleme için kullanıldı. Histoloji, kültür ve hızlı üreaz testlerinden herhangi biri pozitif olanlar Hp ile enfekte kabul edildi, mide biyopsi örnekleri, beyin-kalp Infusion (BHI) broth (Acumedia, Baltimore, Maryland) içinde taşınarak dört saat içinde %5 koyun kanı içeren Mueller-Hinton ağar (oxoid) besiyeri yüzeyine sürüldü. Kuruyan besiyeri yüzeyine E-test stripleri ile 3 gün inkübe edildi. Minimal inhibitör konsantrasyon (MIC) değeri > lug/ml olan izolatlar klaritromisine dirençli kabul edildi. Üreaz testi pozitif hastalara üçlü eradikasyon rejimi (PantoprazoM- Amoksisilin+ Klaritromisin) 14 gün süreyle uygulandı. Eradikasyon rejimi bitiminden 8 hafta sonra tedavi başarısını değerlendirmek üzere hastalara ikinci endoskopi randevusu verildi. İkinci endoskopiye başvuran hastalardan tekrar hızlı üreaz testi, histopatolojik inceleme ve kültür- antibiyogram (sekonder direnç için) amacıyla 4 adet biyopsi alındı. BULGULAR Çalışmamıza dahil edilen 213 hastanın 105'i (%49.3) kadın, 108'i (%50.7) erkekti. Üreaz testi 142 (%66.7) hastada pozitif bulundu. Bu hastalardan alınmış 213 endoskopik biyopsi materyalinin histolojik incelemesinde H.pylori 124 (%58.2) olguda 52 tespit edildi. Kontrol endoskopiye çağrılan hastalardan 77'si (%54.2) kontrole geldi. Bunlara yapılan üreaz testi 24 (%31.2) olguda pozitif bulundu. Histolojik incelemede ise H.pylori 25 (%32.9) olguda tespit edildi, Üreazı pozitif 24 hastanın 11 (%45.8)'inde H.pylori üretilebildi. İkinci kez H.pylori üretilen 11 hastanın 10 (%90.9)'unda klaritromisin (primer + sekonder) direnci saptandı. Bu 10 hastanın 7 tanesi primer dirençli vakalardı. Buna göre sekonder direnç 3 (%27.2) vakada saptanmış oldu. TARTIŞMA H.pylori dünyada en sık görülen enfeksiyonlardan biridir ve prevalansı bölgesel farklılıklar göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde yaklaşık nüfusun yansı, gelişmekte olan ülkelerde ise nüfusun büyük bir çoğunluğu bu bakteri ile enfektedir. Bizim çalışmamızda başvuran 213 hastanın üreaz testi pozitifliği % 66.7 bulundu. Ülkemizde giderek azalan prevalansın bölgemizde de kapsadığı anlaşılmaktadır. Bu da son yıllarda sanitasyon koşullarındaki düzelmeye bağlanabilir. Klaritromisin içeren ikili tedavilerle eradikasyon oranı %20-60, üçlü tedavilerde bu oran %90'lara kadar çıkar. Klaritromisin direncinde de belirgin bölgesel farklılıklar dikkati çekmektedir. Yakın dönemde ülkemizde yapılan 2 çalışmada klaritromisin direnci %15.2 ve %24.2 bulunmuştur. Çalışmamızda bulduğumuz %16.4'lük direnç oranı diğer çalışmalara benzerdir. Çalışmamızda duyarlı suşlarda eradikasyon oranı %75.8 bulunmuştur. Vakaların %16.4'ü primer klaritromisin dirençli vakalardı. Bu hastalardaki eradikasyon oranı ise %10 bulundu. Bu veriler literatürdeki diğer çalışmalarla uyumludur. Çalışmamızda direnç durumuna bakılmaksızın genel eradikasyon oranı %68.8 saptandı. Literatürde klaritromisin direnci düşük olan bölgelerdeki %90'lan bulan eradikasyon oranı gözönünde bulundurulduğunda klaritromisin direnci nisbeten yüksek olan bölgemizde %68.8'lik eradikasyon oranı literatürle uyumlu kabul edilebilir. Çalışmamızda sekonder direnç oranı %10 saptanmıştır.