Yazar "Kortak, Mehmet Zeki" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Evaluation of cutaneous palpebral anthrax(Taylor & Francis Ltd, 2013) Tekin, Recep; Ari, Seyhmus; Dal, Tuba; Kaya, Safak; Kortak, Mehmet Zeki; Dursun, Birgul; Dayan, SaimContext: Anthrax is a rare disease caused by Bacillus anthracis. Antrax is zoonotic disease and is often encountered in persons engaged in animal husbandry. Cutaneous anthrax is approximately 95% of anthrax in humans. Palbebral involvement is rare. Objective: In this study, we aimed to evaluate the clinical presentation, diagnosis and treatment of cases with cutaneous palpebral anthrax. Methods: In this study, the patients diagnosed of cutaneous palpebral anthrax between January 2000 and December 2012, were investigated and evaluated, retrospectively. Cutaneous palpebral anthrax was diagnosed by the presence of typical anthrax lesion and/or observation of gram-positive encapsulated bacilli in gram prepations and/or culture positive of samples taken from lesions. In the cases who were culture-negative and without bacilli in gram-staining, the diagnosis was based on the presence of characteristic clinical presentation with a history of severe scarring formation, swelling, black eschar and positive response to the treatment. Results: A total of 21 patients with cutaneous palpebral anthrax admitted to the two hospitals between January 2000 and December 2012. Eight patients were male (38.1%) and 13 patients were female (61.9%), and the mean age was 31 +/- 21.2 (range 1-82 years). The most common symptoms on admission to the hospital were swelling and redness on the skin. Periorbital lesions were in the right eye in 14 cases and the most common eyelid involvement was seen in upper eyelid with 15 cases. The diagnosis was based on isolation of bacteria in five (23.8%) cases, detection of gram-positive bacilli in direct examination of characteristic lesion material in six (28.5%) cases. Ten (47.7%) cases were diagnosed by the characteristic appearance of the lesion. Malignant pustule was seen in all of our patients and seven cases (33.4%) had malignant edema. In the treatment, penicilin was used for 10 (47.7%) cases, ampicillin-sulbactam for five (23.8%) cases and, ciprofloxacin for three (14.3%) cases. Cicatricial ectropion was observed in 10 (47.7%) patients, lagophthalmos developed in four (19%) patients, and corneal scar in two (9.5%) patients. The distribution of the cases did not differ by the year but showed a density in the months from July to September (62.7%). Conclusion: Early diagnosis and high dose antibiotic treatment can facilitate the treatment and prevent development of eyelid complications including cicatricial ectropion, corneal scars and palpebral symphysis. Prolonged follow-up is necessary in patients who develop complications and surgical intervention.Öğe Karbapenem dirençli enterobacteriacea enfeksiyonlarında risk faktörleri(2017) Kortak, Mehmet Zeki; Bozkurt, FatmaGiriş ve Amaç : Enterobacteriaceae ailesi tıbbi önemi olan çok sayıda gram negatif (GN) bakterilerden oluşmaktadır. GN bakteriler hem toplum kökenli hem de hastane kökenli enfeksiyonların önemli etkenleri arasında yer almaktadır. Son birkaç yıla kadar son derece nadir olarak görülen karbapenem direnci dünya genelinde Enterobacteriaceae ailesinde giderek artmaktadır. Carbapenem Resistant Enterobacteriaceae (CRE) enfeksiyonlarında risk faktörlerinin belirlenmesinin, erken ve uygun ampirik tedavi başlama ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanmasına yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda CRE ile enfekte olan hastalarda risk faktörlerinin ve mortalite ile olan ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Ocak 2014 - Aralık 2015 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Vaka-Kontrol çalışması olarak planlandı. Herhangi bir mikrobiyolojik kültür örneğinde CRE üremesi saptanan ve Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı tarafından enfeksiyon etkeni olarak kabul edilip tedavi başlanan, yatış tanıları ve cinsiyetleri göz önüne alınmaksızın ?18 yaş hastalar vaka grubu olarak alındı. Kontrol grubu ise CRE üremesi olduğu tarihte vakalar ile aynı serviste yatan, klinik örneklerde CRE üremesi olmayan hastalar arasından rastgele seçildi. Her vaka için 2 kontrol hastası alındı. Bulgular: Çalışmaya 70 CRE üremesi olan vaka dahil edildi. Bu 70 vakanın 55’i K.pneumoniae, 7’si E.coli, 6’sı Enterobacter cloacae, 1’i Enterobacter asburiae ve 1 tane de Enterobacter aerogenes’ti. Vaka grubunda tespit edilen CRE nin 18’i endotrakeal aspirat (ETA) kültüründe, 28’i kan, 12’si idrar, 9’u yara, 3’ü de dren kültüründe tespit edildi. Vaka grubunda 38’i kadın 32’si erkek olup kontrol grubunda ise 70’i kadın ve 70’i erkek idi. Vaka grubunda ortalama yaş 57.5 ±19.9 olup kontrol grubunda ise 59.3 ±18.7 idi. Vaka grubunda hastaların %55.7’si, kontrol grubunda ise hastaların %20.7’si ölümle sonuçlandı. Çalışmamızda risk faktörü açısından; immünsüpresyon, endotrakeal entübasyon, mekanik ventilasyon, idrar sondası, TPN, SVK, trakeostomi, CRE öncesi idrar sondası günü, endotrakeal entübasyon günü, mekanik ventilasyon günü, SVK günü, TPN günü, nazogastrik günü, abdominal dren günü, CRE gelişmeden önce toplam yoğun bakım yatış süresi, CRE gelişmeden önce toplam yatış süresi, APACHE II, piperasilin/tazobaktam, karbapenem, glikopeptit, colistin, piperasilin/ tazobaktam günü, karbapenem günü ve glikopeptit günü anlamlı bulundu. Ayrıca çalışmamızda; mekanik ventilasyon, APACHE-II sınıf skoru, immünsüpresyon ve CRE gelişmeden önce toplam yoğun bakım yatış süresi bağımsız risk faktörü olarak bulundu. Sonuç: CRE enfeksiyon sıklığı hastanemizde giderek artmaktadır. Bu etken ile gelişen enfeksiyonlarda mortalite diğer mikroorganizmalar ile gelişen enfeksiyonlara göre daha yüksek seyretmektedir. CRE etkeni ile oluşan enfeksiyonları azaltmak için, düzenli olarak sürveyans sonuçları takip edilmeli, enfeksiyon kontrol komitesinin önerileri dikkate alınmalıdır. İnvaziv girişimlerin endikasyonları iyi konulmalı ve gereksiz invaziv girişimlerden kaçınılmalıdır. Tedavi başlanacak hastalarda da akılcı antibiyotik kullanım ilkesi dikkate alınarak tedavi başlanmalıdır. Anahtar kelimeler: Karbapenem dirençli Enterobacteriaceae, risk faktörleri, mortalite.