Yazar "Gürsoy, Songül" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 24
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Antep Fıstığı (Pistacia vera L.) Üretimi Yapan İşletmelerin Tarımsal Mekanizasyon Düzeylerinin Belirlenmesi: Türkiye, Siirt İli Örneği(2020) Aygün, Metin; Gürsoy, SongülBu çalışmada, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Siirt ili merkez ve ilçelerinde Antep fıstığı(Pistacia vera L.) üretimi yapan işletmelerin tarımsal mekanizasyon özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlafıstık tarımının yoğun olarak yapıldığı köylerde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 165 işletmede anketçalışmaları 2019 yılında yürütülmüştür. Yürütülen anket çalışmaları kapsamında, bölgedeki fıstık üreticilerinin arazi, traktörve tarım alet makine varlıkları göz önünde bulundurularak, Siirt ilinin mevcut mekanizasyon düzeyi belirlenmeyeçalışılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda, işletme başına düşen traktör sayısı 0.43 adet,işletme başına düşen traktör motor gücü 22.51 kW, ortalama traktör gücü 53.06 kW, traktör başına düşen alet-makine sayısı2.02 adet, işletme başına düşen alet-makine sayısı 0.85 adet, birim alandaki ortalama traktör motor gücü 3.38 kW ha-1, birtraktörün işlediği alan 15.69 ha olarak saptanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, işletme ve traktör başına düşen alet-makinesayısı göz önünde bulundurulduğu zaman, Antepfıstığı üretimi yapan işletmelerin mekanizasyon düzeylerinin Türkiyeortalamasından daha düşük olduğu görülmüştür. Bölgedeki işletmelerin küçük boyutta ve monokültür ürün desenine sahipolmasının, mekanizasyon düzeyinin gelişimini önemli ölçüde engellediğini söylemek mümkündür.Öğe Ascochyta blight and weed density affected by the rolling times and the packing force levels of land roller in chickpea (Cicer arietinum l.) production(Agricultural Research Communication Centre, 2020) Gürsoy, Songül; Özaslan, Cumali; Türk, ZübeyirA field experiment was conducted to examine the impacts of the rolling times [pre-emergence and post-emergence] and the packing force levels of land roller [0 kNm-1, 2.15 kNm-1, 2.70 kNm-1, 3.27 kNm-1, 3.84 kNm-1, 4.41 kNm-1] on the disease severity of Ascochyta blight (AB), total weed density, dry weed biomass weight, the density of dominant weed species and grain yield per plant in chickpea (Cicer arietinum L.) production. The effect of land rolling time on total weed density, dry weed biomass weight and grain weight per plant was not significant, but land rolling at post-emergence (61.34%) had significantly higher disease severity of AB than that at pre-emergence (51.87%). The packing force levels of land roller had a significant effect on the disease severity of AB, total weed density, dry weed biomass weight and grain yield per plant. The increased packing force of land roller increased the disease severity of AB. The dry weed biomass weight and total weed density was the highest at the 2.70 kNm-1 of the packing force while the 3.27 kNm-1 of the packing force resulted in the highest grain weight per plant among treatments.Öğe Assessment of agricultural practices and machinery use in pistachio nut orchards in Siirt province of Turkey(Research Institute for Fruit Growing Pitesti, 2021) Gürsoy, Songül; Aygün, Metin; Kara, Abdurrahman; Akın, SongülAs is the case in all type of orchards, agricultural practices should be done on regular and timely basis in Pistachio orchards to get abundant and high-quality products. The agricultural practices applied mainly in pistachio orchards include tillage, irrigation, pruning, fertilization, plant protection, harvesting and post-harvest handling and processing. In this study, the use of machinery and the problems encountered in the application of agricultural practices in pistachio orchards were evaluated in Siirt province of Turkey. Study data were collected with the structured questionnaires during the face-to-face farmer interview, which was conducted in 165 pistachio farms in 2019. The sample size was determined by Stratified sampling method. For analysis of the data, descriptive statistics methods and Chi-square test were employed. It was revealed that the mechanization applications and problems encountered in pistachio production were connected with the processes from soil cultivation to harvest and post-harvest. The results showed that the use of machine power in the pistachio farms in Siirt province is very limited with tillage, spraying and transportation. It was also revealed that the orchard acreage had a statistically significant relationship with the machinery use for almost all agricultural practices except tillage and irrigation methods.Öğe Band herbicide application combined with inter-row cultivation as a sustainable weed management strategy for reducing herbicide use: A meta-analysis(Elsevier Ltd., 2024) Özaslan, Cumali; Gürsoy, Songül; DiTommaso, AntonioReducing herbicide use in cropping systems is an increasingly important objective in many regions of the world. Band herbicide application combined with mechanical cultivation in wide-row crop production reduces production costs, and the environmental and health hazards associated with herbicide use. This meta-analysis aimed to investigate the effects of band herbicide application on weed control efficacy and crop yields. The meta-analysis was conducted using 217 and 254 observations for weed control and crop yield, respectively, from 36 studies around the world. The selected effect size (ES) was the logn of the response ratio (RR), which is the mean of the band herbicide application divided by the mean of the broadcast (control) treatment. Weed density (weeds m−2), weed biomass (kg ha−1), weed cover (%), and crop yield (kg ha−1) were used to evaluate the effectiveness of band herbicide application. Data were analyzed using the OpenMee Meta-Analysis software. The meta analysis results showed that the band application of herbicides significantly lowered weed control (resulted in increased weed presence) and decreased crop yield when compared with the broadcast application of herbicide. However, the effect of band herbicide application varied by crop species, herbicide application timing and rate, band spraying width, and inter-row cultivation pattern and frequency. Band herbicide application systems integrated with inter-row cultivation did not increase weed presence or reduce crop yield; thus, this practice has the potential for wider use in crop production systems.Öğe Buğday Bitkisine Uygulanan Farklı Miktarlarda Leonarditin Bazı Toprak Özelliklerine Etkisi(2016) Kolay, Betül; Bayram, Nurettin; Avşar, Özlem; Aydemir, Salih; Gürsoy, Songül; Öztürkmen, Ali Rıza; Aktaş, HüsnüLeonardit, toprak özelliklerini iyileştirmede ve dolayısıyla ürün verimini arttırmada kullanılan organikgübrelerden biridir. Bu çalışmada, sulanabilir koşularda buğday bitkisine farklı miktarlarda leonardituygulanarak, uygulanan bu leonarditin bazı toprak özellikleri üzerine olan etkisi belirlenmiştir. Çalışma2009-2012 yıllarında GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü deneme alanında,tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Denemede leonarditin 6farklı dozu (0, 50, 100, 150, 200 ve 250 kg da-1) uygulanmıştır. Hasat sonrası tüm parsellerde, topraktaorganik madde, toprak nemi, hacim ağırlığı ve penetrasyon direnci belirlenmiştir. Çalışma sonucunda,farklı miktarlarda uygulanan leonarditin toprakta organik madde, toprak nemi ve hacim ağırlığı üzerineetkisinin olmadığı, penetrasyon direnci üzerine etkili olduğu görülmüştür. Toprak penetrasyon direncileonardit uygulaması ile azalmıştır.Öğe Çapa kültivatöründe farklı uç demiri genişliği ve çalışma hızının çeki kuvveti gereksinimi ve toprağı atma mesafesine etkisinin ayrık elamanlar yöntemiyle tahmini(Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2018) Gürsoy, SongülToprağı atma mesafesi ve çeki kuvveti gereksinimi, sıra arası çapa makinalarının önemli performans göstergeleri arasında yer almaktadır. Kültivatör uç demiri genişliği ve çalışma hızı bu parametreleri önemli derecede etkilemektedir. Bu çalışmada, ayrık elemanlar yöntemiyle üç boyutlu modelleme yapan PFC3D (Particle Flow Code in 3 Dimensions)’nin paralel bağlı kontak modelleme yöntemi kullanılarak geliştirilen modelin, farklı uç demiri genişliği (150, 280, 330 mm) ve çalışma hızlarındaki sıra arası kültivatörlerinin toprağı atma mesafesi ve çeki kuvveti gereksinimlerini tahmin etmede kullanılabilirliği araştırılmıştır. Geliştirilen modelde kullanılan parçacıkların katılığı, 280 mm genişliğindeki üç demirinin 1.53 m s-1 çalışma hızında tahmin edilen çeki kuvveti değerlerinin, kumlu-tınlı bünyeli toprak kanalındaki deneme sonuçlarıyla karşılaştırılmasıyla 3.0 x 103 N m-1 olarak ayarlanmıştır. Ayarlanan model kullanılarak tahmin edilen farklı uç demiri genişliği ve çalışma hızlarındaki sıra arası çapa kültivatörlerinin çeki kuvveti gereksinimleri ve toprağı atma mesafeleri, toprak kanalındaki deneme sonuçlarıyla karşılaştırılarak modelin geçerliliği test edilmiştir. Karşılaştırmalar sonucunda, farklı uç demiri genişlikleri ve çalışma hızlarındaki çeki kuvveti gereksinimlerine ait tahmin ve deneme sonuçları arasındaki hata oranının %8’den daha az olduğu ve ayrık elemanlar modelleme yönteminin kültivatör uç demirlerinin çeki kuvveti gereksinimini tahmin etmede etkili bir şekilde kullanılabileceği görülmüştür. Fakat geliştirilen modelle tahmin edilen toprak atma mesafeleri, denemelerde ölçülen toprak atma mesafelerinden önemli derecede daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.Öğe Diyarbakır ilinde uygulanan buğday anızı ve sapı yönetim sistemlerinin değerlendirilmesi(Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi, 2012) Gürsoy, SongülÖzet: Diyarbakır ilinde tarım alanlarının büyük çoğunluğunu tahıllar oluşturmaktadır. Tahıl ekiliş alanlarının ise % 85’inden fazlasını buğday oluşturmaktadır. Buğday tarımında karşılaşılan problemlerden birisi de buğday hasadı esnasında ve sonrasındaki anızın yönetimidir. Buğday hasadı sonrası geride kalan saplar genellikle ya saman yapılarak hayvancılıkta kaba yem olarak kullanılmakta ya da yakılmaktadır. Birçok bölgede ise balya makinaları ile toplanarak, hayvancılıkta altlık olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada Diyarbakır ili ve ilçelerinde buğday hasadı sonrası uygulanan anız yönetim şekilleri ve bölgede anızın yakılmasının nedenleri araştırılmıştır. Çalışma sonucunda, biçerdöverlerin arkasına takılan saman yapma ünitelerinin kullanımının, özellikle hayvancılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği işletmelerde tercih edildiği görülmüştür.Öğe Effect of Different Tillage Systems after Wheat Harvest on Soil Physical Properties and Seed Germination of Lentil(Selcuk University, 2012) Gürsoy, Songül; Kolay, BetülThe conservation of soil moisture content in rainfed agriculture area is very important to increase crop yield. The suita-ble tillage method should be used to protect the soil moisture content and physical properties. Therefore, this study determined the effect of conventional, reduced and no-tillage methods after wheat harvest on residue cover, soil physi-cal properties and seed germination of lentil. The study was conducted in Diyarbakır conditions during 2010-2011 growing season. In result of research, it was determined that while no-till method had the highest residue cover (%98), conventional tillage resulted in the lowest cover residue (%58). Compared with conventional tillage, no-till and reduced tillage methods resulted in higher soil moisture content. The while penetration resistance was the highest under no-till at 0-10 and 10-20 cm soil depth, it was the highest under conventional tillage at 20-30 cm. Emergence rate was found %77.35 for conventional tillage, %84.75 for reduced tillage and %62.25 for no-tillage. It was observed that the emer-gence rate was affected by the mice damage. There was no difference in soil bulk density and temperature among tillage methods.Öğe Effects of the changes in soil conditions due to land rolling on the growth of barley (Hordeum vulgare L.)(De Gruyter Open Ltd, 2022) Gürsoy, SongülThis study aimed to determine the changes in soil properties due to land rolling after sowing and analysis the effects of these changes in soil properties on the plant growth in barley (Hordeum vulgare L.) production. For this purpose, a field experiment was conducted by using three weights of the land roller (196.37, 337.67, 478.97 kg/m) and untreated control treatment after sowing barley. The results showed that land rolling significantly changed the soil properties such as bulk density, moisture content, and penetration resistance. These changes in soil conditions significantly affected the plant growth parameters in barley production. The increased bulk density at the 0 ‒ 100 mm depth of the soil due to land rolling increased the seed emergence, the plant growth parameters and the yield of barley. However, it was observed that the grain yield per ear started decreasing at the higher penetration resistance than 345, 486, and 630 kPa for 50 mm, 75 mm and 100 mm, respectively. Consequently, it can be said that the use of a land roller after sowing in barley production can increase the yield by improving the plant growth parameters and soil physical properties under the soil and climate conditions like the experimental field.Öğe The effects of the pass number of the planker on soil physical properties, plant growth and weed species in cotton agriculture(Centenary University, 2019) Gürsoy, Songül; Korkunç, Medet; Özaslan, CumaliIn cotton (Gossypium hirsutum L.) agriculture, very loose soil results in reduced seed emergence and stand establishment because the contact between soil and seed is deficient. Therefore, the use of a planker before planting may help firm seedbeds and improve stand establishment. The objective of this study is to determine the effects of different pass numbers of the planker on soil bulk density, moisture content and cotton seed emergence. Also, weed species and plant growth parameters were determined in the study. The five treatments including different soil planking levels (P0, untreated control; P1, one pass of planker; P2, two passes of planker; P3, three passes of planker; P4, four passes of planker) was compared by using completely randomized block design with three replications. The results of the study indicated that while the soil bulk density and moisture content was increased with increasing the pass number of planker, multi-pass of planker significantly reduced seed emergence rate and SPAD value. The highest seed cotton yield per plant was found at P1 (one pass of planker) treatment. Also, soil planking levels affected the weed species and the density of this species. Control plots (P0) had higher weeds species than other treatments. In conclusion, the findings of this research suggest that multi-pass of planker may reduce seed emergence and cotton yield although it increases the moisture content at 0-10 cm soil depth which has positive effect on seed emergence, under the soil and climate conditions like the experimental field.Öğe Effects of various soil tillage and herbicide applications on yield and weeds in chickpea production(Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2024) Bayram, Leyla; Gürsoy, Songül; Özaslan, CumaliThe effects of various tillage methods and herbicide applications on crop yield and broadleaf weeds in chickpea production were investigated. For this reason, a 3-year (2020-21, 2021-22, and 2022-23 chickpea growing season) field experiment was conducted in Diyarbakır region, Türkiye. The experiments were laid out in split-plot design with three replications, in which tillage methods [moldboard plow+cultivator (MP+C), disc harrow+cultivator (DH+C) and cultivator (C)] were main plots, and herbicide applications [pre-emergence (Pre), post-emergence (Post), pre-emergence+post-emergence (Pre+Post), Weed-free check, weedy check] were sub-plots. The higher grain yield was observed under MP+C than DH+C and C treatments although the difference among tillage treatments was not significant in the 2020-21 and 2022-23 production seasons. Among the herbicide applications, the highest grain yield was found at the pre-emergence herbicide treatment following the weed-free check plots. When the treatments were evaluated in terms of their effects on weed observations, it was observed that tillage with moldboard plow and pre-emergence herbicide application were more effective in controlling weeds.Öğe Evaluating the performance of rotary and tine inter-row cultivators at different working speeds(Tarbiat Modares University, 2021) Gürsoy, Songül; Özaslan, CumaliAn effective inter-row cultivator must destroy the weeds in the inter-row close to crop area without damaging the plants on the rows. Therefore, it is important to understand the soil disturbance of inter-row cultivation tools for optimizing the design and the use of inter-row cultivators. In this study, the performance of two different inter-row cultivators (the rotary inter-row cultivator and the tine inter-row cultivator) was investigated at three different working speeds (3.52, 6.11 and 7.82 km h(-1)) and at a working depth of 70 mm under corn planted field conditions. The performance indicators of inter-row cultivators included the soil burial Depth on crop (D), the unaffected strip Width around crop row (W), the Weeding efficiency (We), and the Damaged Plant ratio (D-P). The results of the study indicated that the rotary inter-row cultivator could be operated at 6.11 km h(-1) due to acceptable soil movement and low crop damage. However, the tine inter-row cultivator resulted in unacceptable soil movement and crop damage at 6.11 and 7.82 km h(-1) working speeds.Öğe Evaluation of wheat stubble management practices in terms of the fuel consumption and field capacity(Czech Academy of Agricultural Sciences, 2015) Gürsoy, Songül; Kolay, Betül; Avşar, Ö.; Sessiz, AbdullahFive wheat stubble management practices i.e. chopping the stubble by the chopper mounted on combine during harvest and transmitting the straw to trailer (SCDF), chopping the stubble by the chopper mounted on combine during harvest and spreading the straw to field surface (SCDS), chopping the stubble on field surface after harvest by chopper mounted on combine and transmitting the straw to trailer (SCAF), leaving the stubble on field surface (SLS) and removing the stubble left on field surface by baling (SSB) and the cutting height of combine header (10 and 20 cm) were evaluated in terms of fuel consumption and field capacity. The result of the studies showed that the cutting height of header was increased from 10 to 20 cm, the field capacity increased from 1.195 to 1.365 ha/h and the fuel consumption decreased from 54.472 to 38.859 l/ha. While the highest field capacity was determined in SLS (1.846 ha/h), SCAF and SSB treatments had the lowest field capacity (0.954 and 0.891 ha/h, respectively). Chopping the stubble by chopper mounted on combine and transmitting straw to trailer during harvest increased the fuel consumption of combine by 3.6 times.Öğe Farklı anız yönetim sistemlerinin yakıt, kapasite yönünden karşılaştırılması ve doğrudan anıza ekim(2018) Gürsoy, Songül; Kolay, Betül; Avşar, Özlem; Sessiz, AbdullahGüneydoğu Anadolu Bölgesinde buğday hasadından sonra tarlada kalan anız çiftçiler tarafından genellikle yakılmaktadır. Bu çalışmada ülkemizde ve bölgemizde anız yakmanın neden olduğu problemlerin azaltılması ve üreticilere uygun bir buğday hasat yönteminin tavsiye edilebilmesi amaçlanmıştır. 2012 yılında yürütülen bu çalışma iki farklı anız biçme yüksekliği ve beş farklı anız yönetim sisteminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yöntemlerin yakıt tüketimi, iş başarısı, tarla yüzeyinde kalan anız miktarı incelenmiştir. Ayrıca uygulanan bu yöntemlerden sonra hasat edilen alanlara mibzerle doğrudan anıza mercimek ekimi yapılmıştır. Yöntemlerin mercimek bitkisinin tarla filiz çıkışına (TFÇ) olan etkisi incelenmiştir. Sonuç olarak biçerdövere monte edilmiş sap parçalayıcı ile saman yapılarak samanın biçerdöver tarafından çekilen tarım arabası ile tarladan uzaklaştırıldığı uygulamada yakıt tüketimi en yüksek (29.41 L ha-1), buğdayın biçerdöverle hasat edilip anızın tarlada bırakıldığı uygulamada iş başarısı (1.85 ha h-1) ve tarladaki anız miktarı (3716.43 kg ha-1) en yüksek bulunmuştur. En yüksek tarla filiz çıkışı oranı da biçerdövere monte edilmiş sap parçalayıcı ile saman yapılarak samanın biçerdöver tarafından çekilen tarım arabası ile tarladan uzaklaştırıldığı uygulama (213.77 adet m-2) ile biçerdövere monte edilmiş sap parçalayıcı ile saman yapılarak samanın tarla yüzeyine dağıtıldığı (203.99 adet m-2) uygulamalarda elde edilmiştir.Öğe Farklı Toprak İşleme Yöntemlerinin Kullanıldığı Mercimek Tarımında Bazı Yabancı Ot Türlerinin Yoğunluğu ile Tane Verimi Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi(Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 2014) Gürsoy, Songül; Özaslan, Cumali; Urğun, Murat; Kolay, Betül; Koç, MuratMercimek tarımında verimi sınırlandıran en önemli sorunlardan birisi de yabancı otlardır. Bölge koşullarına uygun toprak işleme yöntemi ve ekim zamanının bilinmesinin, yabancı otlarla mücadelede çok önemli olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, buğday hasadı sonrası farklı toprak işleme yöntemleri ve ekim zamanlarının mercimek tarımında yabancı ot türlerinin yoğunluğu ve tane verimi üzerinde etkisi incelenerek, deneme alanındaki yabancı ot türleri ile verim arasındaki korelasyon katsayıları belirlenmiştir. Bu amaçla, üç farklı toprak işleme yöntemi (geleneksel toprak işleme, azaltılmış toprak işleme ve doğrudan ekim) ve iki farklı ekim zamanı, bölünmüş parseller deneme deseni kullanılarak karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, deneme alanında 8 familyaya ait 15 farklı yabancı ot türü saptanmıştır. Bu yabancı otların metrekaredeki yoğunluklarının 1 ile 99 arasında değiştiği belirlenmiştir. Deneme alanındaki en yoğun yabancı ot türünün kendi gelen buğday (Triticum aestivum L.) olduğu görülmüştür. Toplam yabancı ot kuru biyomas ağırlığı, doğrudan ekim yönteminde en yüksek, azaltılmış toprak işleme yönteminde ise en düşük olmuştur. Uygulanan yöntemlerin birim alandaki yabancı ot sayısına etkisi, türler bazında istatistiksel olarak farklı olmuştur. Tane veriminin, toprak işleme yöntemleri ve ekim zamanından önemli derecede etkilendiği ve yabancı ot kuru biomas ağırlığı ve kendi gelen buğday yoğunluğundaki artışın mercimeğin tane veriminde önemli düzeyde (r=-0.78** ve -0.79**) azalışa neden olduğu görülmüştürÖğe Koruyucu toprak işleme yöntemlerinin uygulandığı buğday-mercimek münavebesinde farklı ilaçlama tekniklerinin etkinliğinin belirlenmesi(Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi, 2020) Kolay, Betül; Gürsoy, Songül; Özaslan, Cumali; Avşar, Özlem; Süer, İslam Emrah; Koç, MuratBu çalışma, erken ve geç ekim zamanlarında (sonbahar yağışları öncesi ve sonrası), buğdaysonrası ekilen kırmızı mercimek bitkisinin ekiminde uygulanan azaltılmış toprak işleme,doğrudan ekim ve geleneksel toprak işlemede kullanılan farklı ilaçlama yöntemlerinin yabancıot gelişimi ve ilaç kullanım etkinliğinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Diyarbakır ilinde,2010-2013 yılları arasında, 3 yetiştirme sezonu süresince, tesadüf bloklarında şerit parsellerdeneme desenine göre yürütülmüştür. Erken ve geç ekim zamanları için ayrı ayrı iki denemekurulmuştur. Deneme, toprak işleme yöntemlerinin ilk uygulama yılındaki etkisini görmekamacıyla çakılı olmayıp, her yıl farklı bir buğday anızı üzerinde kurulmuştur. Araştırmadaverim, yabancı ot yaş ağırlığı, yabancı ot kuru ağırlığı ve ilaç kullanım etkinliği parametreleriincelenmiştir. Çalışma sonucunda, buğday hasadı sonrası yetiştirilen kırmızı mercimeküretiminde, doğrudan ekimde ilk yıl yabancı ot yoğunluğu nedeniyle verim kayıpları yaşandığı,geç ekimde yabancı ot gelişiminin erken ekime göre oldukça düşük olduğu görülmüştür. Erkenekim zamanında en yüksek verim yabancı otların elle toplandığı yöntemden, geç ekimzamanında ise çıkış öncesi + çıkış sonrası ilaçlama ile yalnızca çıkış sonrası ilaçlamayöntemlerinden elde edilmiştir. Erken ekimde geleneksel, geç ekimde geleneksel ve azaltılmıştoprak işleme uygulamalarından daha yüksek verim alınmıştır. Sonbahar yağışları sonrası yanigeç ekimin yabancı ot yoğunluğunu azaltmada etkili olduğu ve tercih edilmesi gerektiği tespitedilmiştir. Ayrıca geç ekimde azaltılmış toprak işleme yönteminin oldukça başarılı bir şekildeuygulanabileceği görülmüştür.Öğe Nohut tarımında ekim sonrası uygulanan farklı silindir baskı seviyelerinin toprağın fiziksel özellikleri ve bitki çıkış oranına etkisi(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2019) Gürsoy, Songül; Türk, ZübeyirNohut tarımında ekim sonrası silindir ile toprağın sıkıştırılması,Türkiye’nin birçok bölgesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunedenle, bu çalışmanın amacı, nohut tarımında ekim sonrasıuygulanan silindirin baskı seviyelerinin toprağın bazı fizikselözellikleri (toprağın nem içeriği, sıcaklığı, penetrasyon direnci) vebitki çıkış oranına etkisini belirlemektir. Bu amaçla kullanılan düzyüzeyli silindire su konularak, 6 farklı baskı seviyesi (0, 20, 26, 31,37, 43 kPa) elde edilmiştir. Üç tekrarlamalı tesadüf blokları denemedesenine göre yürütülen çalışmada elde edilen verilerin analizisonucunda, baskı seviyesinin artmasıyla toprağın 0-15 cmderinliğindeki nem miktarının önemli düzeyde arttığı, fakat topraksıcaklığında düşüşlerin meydana geldiği gözlemlenmiştir. Toprakderinliğindeki artış ile penetrasyon direnci değerlerinin de artığı ve15 cm derinlikten sonra uygulamalar arasındaki farklılığın istatikiaçıdan önemli olmadığı görülmüştür. En yüksek çıkış oranı, 20 ve 26kPa’lık baskı seviyelerinde belirlenmiştir. Sonuç olarak, bitki çıkışoranına etkisi yönünden 20-26 kPa’lık baskı seviyelerinin, denemealanının iklim ve toprak koşulları için uygun olabileceğini söyleyebiliriz.Öğe Soil physical properties affected by soil planking and root growth of cotton (Gossypium Hirsutum L.)(Corvinus University of Budapest, 2019) Gürsoy, Songül; Özaslan, Cumali; Korkunç, MedetIn the South East Anatolia region of Turkey as well as in many parts of world, soil planker is used to level and firm the soil prior to planting of cotton (Gossypium hirsutum L.) at least four times. However, excessive soil compaction due to using of planker can increase soil strength and hamper root growth. This study aimed to investigate the effects of soil planking on soil physical properties, the root growth of cotton and the density of weed species. In this purpose, a field experiment was carried out at different pass numbers of a planker by using a randomized block design with three replications in 2018. The results showed that penetration resistance was increased by the pass number of the planker at 0-15 cm soil depths. While soil planking increased the soil moisture content at 15 cm soil depth, it reduced the soil temperature. Multiple passes of planker decreased the root length and dry root weight of cotton. Soil planking levels differently influenced the density of weed species. Consequently, it can be said that the planking of soil before cotton seeding may influence the root growth and the density of weed species due to changing the physical properties of soil.Öğe Tahıl nem ölçüm cihazlarının tane mısırın farklı nem ölçüm aralıklarındaki doğruluk ve hassasiyetlerinin araştırılması(Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, 2024) Acun, Yeliz; Gürsoy, SongülGünümüzde tahılların nem içeriğini belirlemede elde taşınabilen birçok farklı tip portatif nem ölçüm cihazlarının piyasada yaygın bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Bu cihazların doğruluk ve hassasiyetlerinin belirlenmesi ve bu değişkenler üzerindeki etkili faktörlerin araştırılması, cihazların kalibrasyonu ve performanslarının artırılmasına önemli oranda katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada, Türkiye piyasasında yaygın olarak kullanılan bazı tahıl nem ölçüm cihazlarının, tane mısırın farklı nem ölçüm aralıklarındaki doğruluk ve hassaslık dereceleri araştırılmıştır. Bu amaçla, üç farklı ticari nem ölçüm cihazı (KETT PM-450 Dökmeli, Wile-55 Sıkmalı, Pfeuffer HE Lite Kırmalı) tane mısırın farklı nem içeriği aralıklarında (%11-12, %16-17, %19-22, %23-25, %27-29 ve %30-31y.a.) denenmiştir. Bu ölçüm cihazlarından elde edilen verilerin doğruluk ve hassaslık dereceleri, referans fırın yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Çalışma sonuçları, tane mısırın farklı nem içeriği seviyelerinde aletlerin doğruluk ve hassasiyet derecelerinin farklı olduğunu göstermiştir. Tane mısırın %11-31 nem içeriği aralığındaki yapılan ölçümlerde PM 450 cihazının ölçüm değerleri ile referans fırın ölçüm değerleri arasındaki en düşük fark, başka bir ifadeyle cihaz ölçümlerinin en doğru olduğu ürün nem içeriği aralığı % 21-23 (y.a.) olarak belirlenirken, Wile 55 ölçüm cihazının ölçümlerinin en doğru olduğu ürün nem içeriği aralığı % 14-15 (y.a.) ve Pfeuffer HE Lite Kırmalı nem ölçüm cihazında %11-12 olarak belirlenmiştir.Öğe Technical note: Performance evaluation of the row cleaner on a No-Till Planter(2014) Gürsoy, SongülProper seed placement is an important component of crop production. No-till seeding requires drills capable of cutting through large quantities of crop residue and penetrating untilled soil. This study evaluated the performance of a row cleaner attached to a no-till planter. The residue on the row surface, the hairpinned residue, the uniformity of seed distribution along the length of the row, and the emergence rate when planting corn (Zea mays) as a second crop after wheat (Triticum aestivum) harvesting were investigated. The second crop of corn was planted using a no-till planter with and without a row cleaner at 5 and 6.5 km h-1 planting speeds after the wheat harvest. The results indicated that the row cleaner reduced the amount of residue on the surface of a row as well as the hairpinned residue. Residue removal was higher at the higher planting speed. At the 5 km h-1 planting speed, the amount of hairpinned residue was higher than that at the 6 km h-1 planting speed. The emergence rate and the uniformity of seed distribution along the length of the row were better with the row cleaner than without this attachment. The quality of feed index, a measure of how often the spacings are close to the theoretical spacing, was significantly higher with the row cleaner than without it. The planting speed of 6.5 km h-1 resulted in a higher value of the quality of feed index compared to the 5 km h-1 speed.