Yazar "Güngör, Örsan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Estrous synchronization with used CIDR-G Devices in ewes during non-breeding season(2009) Kaya, Mehmet; Oral, Hasan; Pancarcı, Şükrü Metin; Polat, Bülent; Özyurtlu, Nihat; Güngör, Örsan; Çetin, YunusBu çalışmanın amacı, koyunlarda daha önce kullanılmış olan CIDR-G’nin östrus senkronizasyonu amacıyla tekrar kullanılabilirliğini araştırmaktı. Çalışma, anöstrus döneminde 58 adet koyunda yapıldı. Koyunlar dört ayrı gruba ayrıldı. Grup I; CIDR-G 12 gün boyunca vaginada bırakıldı (CIDR Grubu). Grup II; daha önce kullanılmış CIDR-G 12 gün boyunca vaginada bırakıldı (U-CIDR Grubu). İntravaginal alet uygulamalarını takiben aletlerin çıkarıldığı gün Grup I ve II’deki koyunlara 500 IU gebe kısrak serum gonadotropini (PMSG), i.m. yolla uygulandı. Grup III’teki koyunlara sadece 500 IU PMSG uygulandı. Kontrol grubu olarak oluşturulan Grup IV’teki koyunlara %0.9 NaCl’den 3 ml uygulandı. Kontrol grubundaki koyunların hiçbirinde östrus gözlenmedi. Östrus görülme oranları CIDR, U-CIDR ve PMSG grupları için sırasıyla %86.67 (13/15), %66.67 (10/15) ve %7.69 (1/13) olarak belirlendi. Gebelik oranları, CIDR grubunda %53.33 (8/15), U-CIDR grubunda %60 (9/15) ve PMSG grubunda %7.69 (1/13) olarak saptandı. PMSG uygulamasından sonra östrus görülene kadar geçen süreye bakıldığında CIDR, U-CIDR ve PMSG grupları için sırasıyla 42.6±1.01, 40.13±1.35 ve 74 saat olarak kaydedildi. Uygulama süresi boyunca ortalama progesteron seviyesi CIDR grubunda 3.28±0.28 ve U-CIDR grubunda 2.62±0.14 ng/ml düzeyinde oldu. Araştırma sonucunda, daha önce koyunlarda 12 gün süreyle kullanılmış olan CIDR-G’nin koyunlarda anöstrus mevsiminde fertil östruslar uyarılabildiği görüldü.Öğe Neonatal buzağılarda pasif transfer yetersizliğinin belirlenmesinde kullanılan testler(Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi, 2005) Güngör, Örsan; Özyurtlu, NihatNeonatal buzağılar agammaglobulinemik doğarlar ve neonatal hastalıklardan korunmak için gerekli olan immunglobulinleri kolostrumdan sağlarlar. Bu nedenle, buzağıyı hastalıktan, kolostrumdan alınan immunglobulinler (Ig'ler) korumaktadır. Bazı buzağılar (yaklaşık %30'u) erken kolostrum almasına rağmen agammaglobulinemik yada hipogammaglobulinemik kalabilmektedir. İmmunglobulin transferindeki bu yetersizlik buzağının yaşamını ve sağlığını tehlikeye atmaktadır. Bu derlemenin amacı, neonatal buzağılarda önemli ekonomik kayıplara neden olan pasif transfer yetersizliğinin belirlenmesinde kullanılan teknikler hakkında bilgi vermektir.Öğe Retensiyo sekundinarumlu ineklerde bazı biyokimyasal parametreler ve mineral madde düzeylerinin araştırılması(Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi, 2008) Özyurtlu, Nihat; Zonturlu, Abuzer K.; İçen, Hasan; Gürgöze, Sema Y.; Güngör, ÖrsanBu çalışmada, retensiyo sekundinarum (RS) şekillenmiş (n=28) ve şekillenmemiş (n=44) sütçü ineklerin kan serumunda bazı biyokimyasal parametrelerin ve mineral madde düzeylerinin araştırılması ve retensiyo sekundinarumdaki etkilerinin tespit edilmesi amaçlandı. Bu amaçla RS şekillenen ve şekillenmeyen ineklerde alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalen fosfataz (ALP), laktat dehidrogenaz (LDH), kan üre nitrojen (BUN), kreatinin (CRE), albumin (ALB), glukoz, direkt ve total bilirubin, total protein, kalsiyum (Ca), fosfor (P), magnezyum (Mg) ve demir (Fe) düzeyleri otoanalizörde saptandı. Çalışmada retensiyo sekundinarumlu hayvanlarda serum total protein (p< 0.05) ve Ca düzeyleri (p< 0.01) retensiyo sekundinarum şekillenmeyen hayvanlardan daha düşük bulundu. Diğer parametrelerde ise her iki grup arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemsiz olduğu tespit edildi. Sonuç olarak, serum biyokimyasal parametrelerdeki farlılıkların puerperal dönemdeki değişikliklerden veya puerperal dönem sorunlarından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Ancak, serum mineral düzeyindeki farklılığın puerperal dönemden ayrı olarak beslenme şekillerine bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Kalsiyum düzeyindeki farklılık, çalışmada da görüldüğü gibi retensiyo oluşumunda etkili olmaktadır. Bu yüzden, doğumdan önce hayvanların rasyonlarına özellikle mineral madde açısından dikkat edilmesinin ve hayvanların metabolik profillerin kontrol edilmesinin puerperal dönem sorunlarının önlenmesinde yararlı olacağı düşünülmektedir.