Yazar "Gündoğuş, Baran" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Solunumsal Yoğun Bakım Ünitesi'nde mortaliteyi etkileyen faktörler(2015) Gündoğuş, BaranAmaç: Bu çalışmanın amacı Solunumsal Yoğun Bakım Ünitesi (SYBÜ)'ne yatan hastaların 37 klinik ve laboratuar parametreleri ile Glasgow Koma Skalası, Acute Physiology Assessment and Chronic Health Evaluation II (APACHE II) ve Sequential Organ Failure Assessment (SOFA) değerlerini exitus olan ve yaşayan hastalar arasında karşılaştırarak mortaliteyi etkileyen faktörleri saptamaktır. Metod: Üniversitemiz Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz kliniğinin 9 yataklı yoğun bakım ünitesine kabul edilen 116 hastanın ilk 24 saatteki parametreleri prospektif olarak kayıt edildi. Hastaların demografik özellikleri, kan örnekleri, surveyleri ve verileri toplandı. İstatiksel olarak lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda 116 hastada beklenen mortalite oranı %49,7 iken gerçekleşen mortalite oranı %39.6 (46 hasta) olarak hesaplandı. APACHE II skoru, Glasgow Koma Skalası, SOFA skoru, pH, laktat, FiO2, üre, ALT, AST, T.Protein, albumin, T.Bilirubin, D.Bilirubin, PTZ ve INR değerleri exitus olan ve yaşayan hastalar arasında anlamlı farklılık saptandı. Sonuç: Hastaların YBÜ'ne kabulde beklenen mortaliteleri değerlendirildiğinde, hastalarda solunum yetmezliği varlığının yanı sıra, karaciğer fonksiyon bozukluğu, metabolik bozukluklar gibi komorbiditelerin olmasının mortalitenin yüksek seyretmesinde katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Sözcükler: Yoğun bakım, mortalite, prognoz, skorlama sistemleri.Öğe Tüberküloz plörezili 128 olgunun değerlendirmesi(Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2007) Akyıldız, Levent; Yıldız, Tekin; Ateş, Güngör; Gündoğuş, Baran; Topçu, FüsunTüberküloz plörezi, ülkemizde en sık görülen ekstrapulmoner tüberküloz formudur. Tüberküloz plörezili hastaların ortalama yaşları endüstrileşmiş toplumlarda son 50 yılda ileri yaşlara doğru kayarken, az gelişmiş toplumlarda erken yaşlarda kalmaya devam etmekledir. Bu çalışma ile kliniğimizde 1999-2005 yılları arasında tüberküloz plörezi tanısı konmuş 128 olgunun klinik, radyolojik ve laboratuar özelliklerini ve tanı yöntemlerini retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya alınan 128 olgunun 76’sı (%59) erkek, 52’si(%41) kadındı. Olguların yaş ortalaması 39±12 (15- 74) yıl idi. Olgularda en sık görülen semptomlar göğüs ağrısı ve öksürük şeklindeydi. Olguların %97.6’sında plörezi tek taraflıydı. Akciğer grafisinde parankim lezyonu %18 oranında görüldü. En sık kullanılan tanı koyma yöntemi (%82) kapalı plevra biyopsisi idi. Plevral sıvıda ADA düzeyine 19 olguda bakıldığı anlaşıldı ve ortalaması 62±23.7 IU/L idi. Sonuç olarak, tüberküloz plörezi genç yaş grubunda görülmektedir. Tek taraflı plörezi olarak karşımıza çıkmakta ve plevra biyopsisi kısa sürede ve yüksek oranda tanı sağlanabilmektedir.