Yazar "Arslan, Seyfettin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Çokkültürlü eğitim ve Türkiye: Mevcut durum, beklentiler, olasılıklar(Cahit AYDEMİR, 2016) Arslan, SeyfettinAvrupa’da meydana gelen siyasi, sosyal ve ekonomik karmaşa ve kargaşalar 18. yy.’dan itibaren modern bir çağın başlamasına zemin hazırlamıştır. Belli bir döneme kadar beşeri sistemlerin kaynağı olan modernite özellikle katı ve tektiplilik anlayışından dolayı bazı eleştiriler almıştır. Moderniteye eleştirinin ötesine geçerek bir “başkaldırı” niteliğini taşıyan Postmodern akım ise çoğulculuğu, farklılığı ve yerelliği mihenk taşı olarak benimsemiştir. Benzer şekilde Postmodernizm akımdan etkilenen “çokkültürlülük” de modernizmin getirmiş olduğu birçok sistemin yeniden reforme edilmesi gerektiğini savunmuştur. Özellikle eğitimde programdan, öğretmen yetiştirmeye kadar farklılıklara saygı, adil, fırsat eşitliği gibi değerleri savunan bir yapının oluşturulması tartışılmaktadır. Araştırmanın temel amacı da son zamanlarda özellikle demokratik ve sosyal refah seviyeleri yüksek ülkelerde sıkça tartışılan veya uygulamaya konulan “çokkültürlü eğitimi”n Dünyada ve Türkiye’de hangiamaçlarla ve boyutlarda ele alındığını ortaya koymaktır. Araştırma tarama (kuramsal) yöntemle çalışılmıştır. Bu çerçevede araştırmanın amaçları çerçevesinde yerel ve yabancı birçok makale, tez, kitap vb. bilimsel kaynağa ulaşılmıştır. Bu kaynaklar amaca hizmet edecek şekilde analiz edilmiş ve anlamlı sentezle değerlendirilmiştir. Buna göre çokkültürlü eğitim Dünyada özellikle çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu Kanada, Avustralya gibi ülkelerde önemli bir gelişme kaydettiği görülürken Türkiye gibi ülkelerde ancak belli bir düzeyde tartışıldığı söylenebilir.Aynı zamanda ülkelerin çokkültürlü eğitimi, amaçları ve boyutlarıyla farklı tartıştığı veya uygulamaya koyduğu sonucuna varılmıştır.Öğe EĞİTİM VE ETİK?(2015) Arslan, SeyfettinGenel anlamda etik kelimesi belirli bir zamanda belirli kültürde kişilerin ne yapması veya yapmaması gerektiğini belirleyen "iyi" ya da "kötü" olarak ifade edilen normlar sistemi olarak ifade edilmektedir1. Eğitim ise toplumun içindeki bireylerin veya grupların olumlu yönde gelişimlerini tamamlamalarına yardımcı olan bilinçli ve planlı bir süreçtir2. Hem etik sözcüğünün hem eğitim kavramının tanımlarına bakıldığında bireyin toplum içinde daha uyumlu yaşaması için gerekli olan yeterliliği kazandırmaya odaklandığı görülür. Böylelikle bu araştırmada bireylerin "iyi" ve "kötü"yü ayırt etmesini temel sayan etik sözcüğünün toplumun "olumlu" yönde gelişmesini amaçlayan eğitim kavramıyla tarihi süreç içindeki ilişkisi ele alınmaya amaçlanmıştır. Araştırma kuramsal bir çalışma niteliğindedir. Bu çerçevede etik ve eğitim kavramlarının ele alındığı birçok dergi, kitap, vb. kaynaklar taranmıştır. Ulaşılan kaynaklardan önemine göre belli medeniyetlerin eğitim ve etik anlayışı ile bu medeniyetlerde iz bırakan düşünürlerin görüşleri tarihi döneme göre bir tasnife tabi tutulmuştur. İlk Çağlardan ele alınan eğitim ve etik sözcükleri günümüze kadar geçirdikleri değişimi ilişkisel olarak değerlendirilmiştir. Özellikle Antik Yunan'da önemli bir değişim geçiren iki kavram günümüze geldikçe daha içiçe geçtikleri görülmüştür. Yine sanayi devrimi ve ardından bilim ve teknolojideki hızlı gelişmelerle birlikte eğitimin etik değerleri daha çok işlemeye başladığı söylenebilirÖğe Fatih Projesi'ne ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi(International Balkan University, 2015) Şekerci, Hanifi; Bozkurt, Eyüp; Arslan, SeyfettinÖz:Bilgi çağını yaşadığımız günümüz dünyasında teknoloji hızla gelişmekte ve hayatımızın her alanını etkilemektedir. Kurum ve kuruluşlar teknolojinin sağladığı yenilik ve kolaylıklardan üst seviyede yararlanmak için birçok çalışma ve yatırım yapmaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü yerler olan okullar da bu durumdan en çok etkilenen kurumlardandır. Okulların teknolojik bakımdan güçlendirilmesini sağlamak, okullara yenilikler katmak ve öğrencilere daha iyi bir eğitim öğretim hizmeti sunmak için birçok çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmaların en kapsamlı olanlarından birisi de Fatih Projesi'dir. Bu proje ile okulların teknolojik altyapı açısından güçlendirilmesi, akıllı tahtalarla donatılması ve öğrencilere tablet bilgisayarlar dağıtılarak eğitimde teknolojiden en üst seviyede faydalanılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, ülkemizde başlatılmış olan bu teknolojik yenilenme ve değişim sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. 388 sınıf öğretmeni üzerinde yürütülen çalışma sonucunda araştırmaya katılan sınıf öğretmenleri, Fatih Projesi'nin öğrencilerin teknolojiden daha fazla faydalanmasına olanak sağlayacağını belirtmişlerdir. Bunun yanında "geleneksel öğretimden, teknoloji destekli öğretime geçileceği", "nitelikli ve donanımlı bireyler yetişmesine bu projenin katkı sunacağı" yönünde görüşlerin araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerince ifade edildiği görülmektedir. Fatih Projesi'nin gerçekleştirilmesi ve devamını sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için özellikler sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyi düşük çevrelerde yer alan okulların sınıf mevcutlarının azaltılması, fiziki alt yapısının geliştirilmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin projenin sağlıklı uygulanabilmesi konusunda kendilerini geliştirebilmelerine olanak sağlanmalıdır.Öğe FATİH PROJESİ’NE İLİŞKİN SINIF ÖĞRETMENLERİNİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ(2015) Arslan, Seyfettin; Bozkurt, Eyüp; Şekerci, HanifiBilgi çağını yaşadığımız günümüz dünyasında teknoloji hızla gelişmekte ve hayatımızın her alanını etkilemektedir. Kurum ve kuruluşlar teknolojinin sağladığı yenilik ve kolaylıklardan üst seviyede yararlanmak için birçok çalışma ve yatırım yapmaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü yerler olan okullar da bu durumdan en çok etkilenen kurumlardandır. Okulların teknolojik bakımdan güçlendirilmesini sağlamak, okullara yenilikler katmak ve öğrencilere daha iyi bir eğitim öğretim hizmeti sunmak için birçok çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmaların en kapsamlı olanlarından birisi de Fatih Projesi'dir. Bu proje ile okulların teknolojik altyapı açısından güçlendirilmesi, akıllı tahtalarla donatılması ve öğrencilere tablet bilgisayarlar dağıtılarak eğitimde teknolojiden en üst seviyede faydalanılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, ülkemizde başlatılmış olan bu teknolojik yenilenme ve değişim sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. 388 sınıf öğretmeni üzerinde yürütülen çalışma sonucunda araştırmaya katılan sınıf öğretmenleri, Fatih Projesi'nin öğrencilerin teknolojiden daha fazla faydalanmasına olanak sağlayacağını belirtmişlerdir. Bunun yanında "geleneksel öğretimden, teknoloji destekli öğretime geçileceği", "nitelikli ve donanımlı bireyler yetişmesine bu projenin katkı sunacağı" yönünde görüşlerin araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerince ifade edildiği görülmektedir. Fatih Projesi'nin gerçekleştirilmesi ve devamını sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için özellikler sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyi düşük çevrelerde yer alan okulların sınıf mevcutlarının azaltılması, fiziki alt yapısının geliştirilmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin projenin sağlıklı uygulanabilmesi konusunda kendilerini geliştirebilmelerine olanak sağlanmalıdır.Öğe İlköğretim öğrencilerinin farklı kültürlerle bir arada yaşama deneyimi(Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi, 2015) Arslan, SeyfettinBu araştırmanın amacı, farklı dil, din ve etnik özelliklere sahip ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin kendi kültür algısı ve diğer kültürlere karşı tutum ve farkındalıkları; diğer kültürden öğrencilerle ilişkilerini değişik boyutlarıyla ele almak; okulun bu anlamda katkısını ve öğrencilerin okuldan beklentilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırma, nitel araştırma yönteminin kullanıldığı betimsel bir alan araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini 2013/2014 eğitim-öğretim yılında Mardin merkez ve Midyat ilçesindeki ilköğretim okullarında öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Örneklemi ise, katılımcıların rastgele seçildiği ilköğretim 8. sınıfa devam eden 18 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin görüşlerinin incelenmesi amacı ile uzman görüşü alınarak yarı yapılandırılmış veri formu hazırlanmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler transkript edilerek analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda farklı dil, din ve etnik gruplardan oluşan öğrencilerin bir arada yaşamın şifrelerine sahip oldukları; birbirine karşı olumlu tutum ve farkındalıklara sahip oldukları; bir arada yaşamanın gerekleri olan hoşgörü, saygı ve eşitlik ilkelerini benimsedikleri ve bu şekilde iletişim/etkileşim kurdukları; ve okulun/okul ortamının bu deneyime olumlu katkı sağladığı ortaya çıkmıştır.Öğe ÖĞRETMEN ADAYLARININ BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİME YÖNELİK TUTUMLARI İLE EPİSTEMOLOJİK İNANÇARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ(2013) Arslan, Seyfettin; İlhan, Mustafa; Demir, ServetBu araştırmada öğretmen adaylarının bilgisayar destekli eğitime yönelik tutumları ile epistemolojik inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca uygun olarak araştırma, ilişkisel tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını 2012-2013 Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü'nde öğrenim gören 386 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Arslan tarafından geliştirilen Bilgisayar Destekli Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği ile Schommer tarafından geliştirilen ve Deryakulu ve Büyüköztürk tarafından Türkçe'ye uyarlanan Epistemolojik İnanç Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 20.0 paket programı kullanılarak Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve adımsal regresyon ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, öğretmen adaylarının bilgisayar destekli eğitime yönelik tutumları ile öğrenmenin çabaya bağlı olduğuna yönelik inançları ve öğretmenin yeteneğe bağlı olduğuna yönelik inançları arasında anlamlı ilişki bulunduğunu göstermiştir. Öğretmen adaylarının bilgisayar destekli eğitime yönelik tutumları ile tek bir doğrunun var olduğuna yönelik inançları arasındaki ilişki ise istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Araştırmada ayrıca, öğretmen adaylarının bilgisayar destekli eğitime yönelik tutumlarının %21'inin öğrenmenin doğası hakkındaki inançları ile açıklanabildiği tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.Öğe TOPLUMSAL BARIŞI SAĞLAMA VE KORUMADA EĞİTİMİN ROLÜNE İLİŞKİN ÖĞRETMEN ADAYLARI GÖRÜŞLERİ(2016) Arslan, SeyfettinFarklı özelliklere sahip bireylerin bir arada barış içinde yaşam sürdürmeleri modern toplumların ihtiyaç duyduğu bir olgudur. Toplumun veya bireylerin bir arada barış içinde yaşamalarını sağlamak ve bunu korumak için eğitime, toplumun büyük bir kesimine temas etmesi yönüyle önemli bir rol biçilmektedir. Bu çerçevede araştırmanın amacı bireye belli değerleri kazandırmayı hedefleyen eğitimin barışı sağlama ve korumadaki rolüne yönelik öğretmen adaylarının görüşlerini tespit etmektir. Araştırma betimsel tarama niteliğindedir. Araştırmanın örneklemini Marmara ve G. Doğu'dan iki Üniversitenin Eğitim Fakülteleri Sosyal Bilgiler Bölümünde öğrenim gören 286 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanıldı. Toplanan veriler SPSS kullanılarak çözümlendi. Çalışma sonucunda cinsiyet, üniversite, sınıf ve bilgi kaynağı değişkenine göre, ayrı ayrı olmakla birlikte birçok maddede anlamlı farklılık görülürken; katılımcıların barış eğitimine ilişkin görüşlerinin ise olumsuz düzeyde olduğu görülmüştür. Başka bir deyişle katılımcılar, eğitimin barışı sağlama ve korumada yetersiz kaldığını düşünmüşlerdir.Öğe TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME VE AYRIŞMA KAVRAMLARINAOLGULARINA YÖNELİK ALGILAR(2016) Arslan, Seyfettin; Öztürk, ÜmitÇağdaş toplumlar, toplumsal bütünleşmeyi yakalama adına sıkı bir arayış içerisindedirler. Bunun başarılması için bireylerin birbirlerinin kimliklerini tanıması gerekir. Bununla birlikte bireylerin anlaşabilir düzeyde ortak bir fenomenolojiye sahip olmaları toplumsal barışın sağlanabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Fenomenolojik düzeyde bir ortaklığa ulaşmanın önündeki en önemli engellerden biri ise bir taraftan her türlü birliktelik söyleminin asimilasyon olarak değerlendirilmesi diğer taraftan da her türlü farklılık söyleminin bölücülük olarak görülmesidir. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, kimliklerini farklı kültürel özellikler ekseninde ifade eden bireylerin birleştirici ve ayrıştırıcı kavram-olgulara yönelik algılarını tespit etmektir. Araştırmada, katılımcı algılarını ölçmek için nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Bu çerçevede 12 kişiden oluşan örneklem grubuna yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle mülakat uygulanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analize tabi tutularak ilgili literatür çerçevesinde tartışılmıştır. Sonuç olarak, farklı kimlik tanımlamalarına sahip katılımcıların bütünleştirici ve ayrıştırıcı kavram-olgulara yönelik farklı fenomenolojik perspektiflere sahip oldukları tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, farklı kimliklerden oluşan katılımcılar, bütünleştirici birçok kavram ve olguyu paylaştıklarını belirtmelerinin yanı sıra belli kavram ve olgular üzerinden ayrıştırıcı deneyimler yaşadıklarını da belirtmişlerdir.Öğe Views of Middle Graders toward the Concept of Tolerance(Kamla-Raj Enterprises, 2016) Bulut, Ilhami; Arslan, SeyfettinThe aim of this study was to determine the views of secondary school students on the concept of tolerance. For this purpose the researchers developed a 3-point Likert type Tolerance Scale (TS) with 26 items. The TS was administered as a questionnaire to 476 students from five secondary schools within Diyarbakir in the 2011-2012 academic year. Data was also analyzed in terms of grade level and gender variables. The results show that students consider the role of family to be important in the upbringing of tolerant people. They think that their parents value themselves and also indicate that they value other people's feelings and thoughts. They hold that the role of education, especially teachers, family, religious and social environment is important for raising tolerant people. The study provides further evidence that teachers can create good examples and assist the upbringing of tolerant people by applying democratic attitudes and behaviors in the classroom.