Yazar "Çakmak, Özlem" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Dolycoris baccarum ve Piezodorus lituratus (Heteroptera:Pentatomidae)'un fosfolipit ve triaçilgliserol fraksiyonlarındaki yağ asidi içeriği(2016) Çakmak, Özlem; Başhan, MehmetBu çalışmada, Dolycoris baccarum ve Piezodorus lituratus'un (HeteropteraPentatomidae) nimf, diapoz öncesi ergin ve diapozlu ergin gibi değişik gelişim evrelerinin, fraksiyonlanmış yağ asidi içerikleri ile bu böceklerdeki yağ asitlerinin yüzde dağılımına doğal besinin etkisi araştırıldı. Analizlenen fosfolipid ve tnaçilgliserol fraksiyonlarında palmitik, oleik ve linoleik asitler yüzde dağılımında en fazla miktarda bulundular. Eikosanoidlerin öncül maddesi ofan eikosatrienoik asit, arakidonik asit ve eikosapentaenoik asit az" miktarda da ofsa, nimfler ile diapoz ve diapoz öncesi erginlerin sadece fosfolipid fraksiyonunda tespit edildi. Her iki böceğin fosfolipid fraksiyonunda, triaçilglisero! fraksiyonuna göre linoleik ve linolenik asit yüksek bulunurken, palmitoleik ve oleik asit daha düşük tespit edildi. D. baccarum'un diapoz evresinde fosfolipid fraksiyonunda palmitoleik, oleik ve linoleik asitler önemli ölçüde arttı. Buna karşılık palmitik asit yüzdesinde düşme saptandi: - Tnaçilgliserol fraksiyonunda ise oleik asit miktarı artarken, palmitik asit azaldı. P. lituratus'un diapoz evresinin fosfolipid fraksiyonunda palmitoleik ve linoleik asit miktarı arttı. Buna karşıiık palmitik ve stearik asit miktarı azaldı. TriaçilgliseroV fraksiyonunda ise palmitoleik ve linoleik asit artarken, stearik ve linoleik asit azaldı. Doğal besin, böceklerin yağ asidi dağılımına önemli bir etkide bulunmadığı, böceklerin özellikle triaçilgliserol fraksiyonunda yüksek değerde bulunan linoleik asitin besinden gelmediği saptandı.Öğe Eğitim ve Fen -Edebiyat Fakülteleri Biyoloji Bölümü Öğrencilerinin Kaygı Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi(2005) Çakmak, Özlem; Hevedanlı, MuratBu çalışmanın amacı, Eğitim ve Fen-Edebiyat Fakültelerine devam eden Biyoloji bölümü öğrencilerinin sınıf, fakülte, cinsiyet, okuldaki başarı durumu, arkadaşlık ilişkileri, çalışmak istenilen meslek, anne-baba tutumu ve ekonomik durumun kaygı düzeylerini nasıl etkilediğini incelemektir. Araştırma, 2004-2005 öğretim yılında Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi OFMAE Bölümü Biyoloji Eğitimi A.B.D’na ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’ne devam eden öğrencileri kapsamaktadır. Bu araştırmanın evrenini toplam 273 öğrenci oluşturmaktadır. Ancak uygulanan anketlerin 264’ü geçerli sayılmıştır. Araştırmanın verileri, C.D. Spielberger ve arkadaşları tarafından İngilizce olarak geliştirilmiş ve Necla Öner ile Ayhan Le Compte (1998) tarafından Türkçe’ye adapte edilen “Kendini Değerlendirme Anketi” ve kaygı düzeyini etkileyebileceği düşünülen sekiz etmenden oluşan “Kişisel Bilgi Anketi” ile toplanmıştır. Elde edilen veriler düzenlenerek, bağımsız gruplar t-testi, varyans analizi ve Tukey HSD testi teknikleri kullanılarak istatistik analizlerden geçirilmiştir. Analiz sonucu, biyoloji öğrencilerinin kaygı düzeyinin sınıf, cinsiyet, okuldaki arkadaşlık ilişkileri ve anne-baba tutumu değişkenlerine göre değiştiği; fakülte, okuldaki başarı, çalışmak istediği meslek ve ekonomik durum değişkenlerine göre ise değişmediği gözlenmiştir.Öğe Eğitim ve Fen-Edebiyat Fakülteleri biyoloji bölümü öğrencilerinin kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi(2005) Çakmak, Özlem; Hevedanlı, MuratÖz:Bu çalışmanın amacı, Eğitim ve Fen-Edebiyat Fakültelerine devam eden Biyoloji bölümü öğrencilerinin sınıf, fakülte, cinsiyet, okuldaki başarı durumu, arkadaşlık ilişkileri, çalışmak istenilen meslek, anne-baba tutumu ve ekonomik durumun kaygı düzeylerini nasıl etkilediğini incelemektir. Araştırma, 2004-2005 öğretim yılında Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi OFMAE Bölümü Biyoloji Eğitimi A.B.D’na ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’ne devam eden öğrencileri kapsamaktadır. Bu araştırmanın evrenini toplam 273 öğrenci oluşturmaktadır. Ancak uygulanan anketlerin 264’ü geçerli sayılmıştır. Araştırmanın verileri, C.D. Spielberger ve arkadaşları tarafından İngilizce olarak geliştirilmiş ve Necla Öner ile Ayhan Le Compte (1998) tarafından Türkçe’ye adapte edilen “Kendini Değerlendirme Anketi” ve kaygı düzeyini etkileyebileceği düşünülen sekiz etmenden oluşan “Kişisel Bilgi Anketi” ile toplanmıştır. Elde edilen veriler düzenlenerek, bağımsız gruplar t-testi, varyans analizi ve Tukey HSD testi teknikleri kullanılarak istatistik analizlerden geçirilmiştir. Analiz sonucu, biyoloji öğrencilerinin kaygı düzeyinin sınıf, cinsiyet, okuldaki arkadaşlık ilişkileri ve anne-baba tutumu değişkenlerine göre değiştiği; fakülte, okuldaki başarı, çalışmak istediği meslek ve ekonomik durum değişkenlerine göre ise değişmediği gözlenmiştir.Öğe Eğitimin ekonomiye ve kalkınmaya etkisi(Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi, 2008) Çakmak, ÖzlemBu çalışmanın amacı, eğitimin ekonomi ve kalkınmadaki önemini vurgulamaktır. Toplumlar, eğitim düzeyinin artmasıyla, verimlilik arasında bağ kurmakta, bireyin yaşadığı topluma, aldığı eğitim ölçüsünde katkıda bulunduğuna inanmaktadır. Eğitim etkinliklerinin nitelik düzeyinin ise bireyin yaşadığı toplumun ekonomik, sosyal, politik ve kültürel gelişiminin niteliği üzerine etki ettiği kabul edilmektedir. Bilimsel araştırmalar eğitim düzeyi ile kalkınmanın unsurları olan ekonomik büyüme, siyasal ve toplumsal gelişme arasında doğrusal ilişkiler olduğunu ortaya çıkarmıştır. İnsan kaynağının, özellikle sosyal iyileşmeye ve buna bağlı olarak ekonomik gelişmeye katkısı oldukça büyüktür. Eğitim iktisatçılarına göre ekonomik kalkınmanın temel noktası eğitimdir. Eğitimin amacı hem ülkenin hem de halkın her çeşit istek ve ihtiyaçlarını karşılamaktır. Türkiye'de nüfusun eğitim durumu, ekonomik ve toplumsal göstergeleri ile gelişmiş ülkelerin verileri karşılaştırıldığında, Türkiye'nin ekonomik göstergelerinin gelişmiş ülkelerin ortalamasına yakın olmadığı belirlenmiştir. Türkiye'nin gerekli önlemleri alarak nüfusun eğitim düzeyini yükseltmesi, kalkınma açısından önem taşımaktadır.Öğe Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yayılış gösteren Neuroptera (=Planipennia) ordosuna ait bazı türlerin yağ asitleri kompozisyonu(2017) Çakmak, Özlem; Başhan, MehmetBu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Siirt Şanlıurfa ve Şırnak illerinde nisan-ekim ayları arasında üç yıl süreyle (2003, 2004 ve 2005) yürütülmüştür. Bu çalışma alanında Neuroptera ordosundan 3 familyaya ait 13 tür saptanmıştır. Neuroptera ordosundan 3 familyaya ait 13 türün fosfolipit ve triaçilgliserol fraksiyonlarına ait yağ asidi kompozisyonları gaz kromotografi-kütle spekturumu ile analizlenmiştir. Ayrıca, yağ asidi yüzde dağılımına cinsiyetin, gelişim evrelerinin, vücut bölümlerinin ve besinin etkisi araştırıldı. Analizlenen böceklerin fosfolipit ve triaçilgliserol fraksiyonlarında palmitik, oleik ve linoleik asitler yüzde dağılımında en fazla miktarda bulundular. Eikosanoidlerin öncül maddesi olan eikosatrienoik, arakidonik ve eikosapentaenoik asitler az miktarda da olsa, her iki fraksiyonunda da tespit edildi. Bununla beraber, analizlerde nonanoik, tridekanoik, pentadekanoik, heptadekanoik, trikosanoik, pentakosanoik gibi tek karbonlu yağ asitleri de tespit edildi. Ergin dişi ve erkek böceklerin yağ asidi profilleri benzerlik sergiledi. Yumurta, larva, pupa, dişi ve erkek ergin birey gibi değişik gelişim evrelerinde yağ asitlerinde artma ve azalmalar kaydedildi. Fosfolipit fraksiyonunda larva evresine göre ergin böceklerde oleik ve linolenik asitlerin arttığı, fakat buna karşın palmitik asidin azaldığı saptandı. Ergin erkek ve dişi böceklerin vücut bölümlerinin (baş, toraks, abdomen) fosfolipit ve triaçilgliserol fraksiyonlarındaki yağ asidi dağılımı belirlendi. Toplam aşırı doymamış yağ asidi miktarı toraksta baskın olarak bulundu. Doğal besinin, böceklerin yağ asidi dağılımına önemli bir etkide bulunmadığı, böceklerin özellikle triaçilgliserol fraksiyonunda yüksek değerde bulunan linolenik asitin besinde düşük değerde olduğu saptandı. Macronemurus amoenus’a ait fosfolipit, monoaçilgliserol, diaçilgliserol ve triaçilgliserol gibi çeşitli lipit sınıflarının yağ asidi kompozisyonu analizlendi. Monoaçilgliserol ve diaçilgliserol fraksiyonlarında en aktif sentezlenen yağ asidinin palmitik asit olduğu belirlendi.Öğe Seasonal changes in fatty acid composition of Eysarcoris inconspicuous (Herrich-Schaffer, 1844) (Heteroptera: Pentatomidae) adults(2010) Çakmak, ÖzlemBu çalışmanın amacı, Eysarcoris inconspicuous (Herrich-Schaffer, 1844) (Heteroptera: Pentatomidae) erginlerinin fosfolipit ve triaçilgliseroldeki yağ asidi kompozisyonlarda mevsimsel farklılıklar sonucu meydana gelen değişimi araştırmaktır. E. inconspicuous erginleri Diyarbakır’dan (Türkiye) 2007-2008 yılları arasında toplanmıştır. Fosfolipit ve triaçilgliserol fraksiyonlarındaki yağ asidi kompozisyonları E. inconspicuous’un tüm vücudu kullananılarak izole edilmiş ve gaz kromatografisi ve gaz kromatografi-kütle spektrometresi ile analizlenmiştir. Ayların çoğunluğunda kalitatif olarak 15 yağ asidinin varlığı ortaya çıkarılmıştır. Majör olan yağ asitleri çoğu hayvanlarda da gözlenen 16 ve 18 karbonlu doymuş ve doymamış bileşenlerdir. Bu bileşenlere ek olarak, üç adet tek zincirli (C13:0), (C15:0), (C17:0) ve prostaglandinlerin öncül maddesi olan yağ asitleri de bulunmuştur. Fosfolipit ve triaçilgliserol yağ asidi profillerinde bazı farklılıklar gözlenmiştir. Triaçilgliserolün aksine fosfolipitte linolenik asit ve 20 karbonlu aşırı doymamış yağ asitlerinde sonbahar ve kış süresince artış gözlenmiştir. Her iki fraksiyonda da aşırı doymamış yağ asitlerinin oranı doymuş yağ asitlerine göre önemli derecede artış göstermesine rağmen bu artış sonbaharda ve özelikle mevsim sıcaklığının düşük olduğu ocak ve şubat aylarında fosfolipitte kendisini bariz olarak hissetirmiştir. Bu nedenle E. inconspicuous’un yağ metabolizmasında mevsimsel farklılıktaki sıcaklık değişiminin önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Böcekler için düşük sıcaklıktan dolayı meydana gelen hücresel hasarı önlemek önemli bir sorundur. Bu bulgularımız, E. inconspicuous’un çevresel şartların değişiminden dolayı kendi yağ asidi kompozisyonunu modifiye edebildiğini göstermektedir.Öğe Student group leaders influence on organisation of group members for group activities in co-operative learning in biology classrooms(Cahit Aydemir, 2007) Efe, Rıfat; Hevedanlı, Murat; Ketani, Şennur; Çakmak, Özlem; Efe, Hülya AslanÖz:In this study, the effects of employing student group leaders during co-operative learning activities in a secondary biology classroom in Turkey is examined. The study was carried out in a period of eight weeks in biology classes during which “ecology” unit was taught to the class of 36 students by using Jigsaw and STAD. The students were divided into groups of four and a student in each group was assigned as the group leader. The data was collected through interviews with group leaders and group members and through video recordings of one group continuously for eight weeks. The study revealed that student group leaders’ approaches towards the organisation of the group activities were either relationship or task related. The study is a pre-investigation of a more comprehensive study titled “Prevailing cooperative learning methods through group leaders and finding solution to problems occurred during the process”, lasted for 3 years and funded by Turkish Scientific & Technological Research Institution (TUBITAK) with the participation of 466 students in ten classrooms in five secondary schools across the city of Diyarbakir.Öğe Student Group Leaders Influence on Organisation of Group Members for Group Activities in Co-Operative Learning in Biology Classrooms(2007) Hevedanlı, Murat; Ketani, Özlem; Efe, Rıfat; Çakmak, Özlem; Efe, Hülya AslanIn this study, the effects of employing student group leaders during co-operative learning activities in a secondary biology classroom in Turkey is examined. The study was carried out in a period of eight weeks in biology classes during which “ecology” unit was taught to the class of 36 students by using Jigsaw and STAD. The students were divided into groups of four and a student in each group was assigned as the group leader. The data was collected through interviews with group leaders and group members and through video recordings of one group continuously for eight weeks. The study revealed that student group leaders’ approaches towards the organisation of the group activities were either relationship or task related. The study is a pre-investigation of a more comprehensive study titled “Prevailing cooperative learning methods through group leaders and finding solution to problems occurred during the process”, lasted for 3 years and funded by Turkish Scientific & Technological Research Institution (TUBITAK) with the participation of 466 students in ten classrooms in five secondary schools across the city of Diyarbakir.