Advanced Search

Show simple item record

dc.contributor.advisorGül, Talip
dc.contributor.authorBarışçıl, Ahmet
dc.date.accessioned2016-04-15T06:33:44Z
dc.date.available2016-04-15T06:33:44Z
dc.date.issued2016
dc.date.submitted2013
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11468/1835
dc.description.abstractÇalışmamızda gestasyonel trofoblastik hastalık (GTH) tanısı konularak tedavi ve takipleri yapılan, bu sürede neoplazi gelişen ve kemoterapi ihtiyacı duyulan hastalar değerlendirilmesi, gelişebilecek komplikasyonların önceden tahmini, önlenmesi ve maternal morbidite ve mortalitenin azaltılması yönünde hekime yol gösterici bilgilerin sunumunu amaçladık. Ocak 2008-Aralık 2012 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran ve patolojik tanısı GTH ile uyumlu 129 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait yaş, gravide, parite, abortus, yaşayan çocuk sayısı, eğitim durumu gibi klinik karakteristikler, kan grubu, başvuru şikayetleri, GTH histolojik alt tipi, bir önceki gebeliğin tipi (abortus, term gebelik, ektopik gebelik), bir önceki gebelikten şuan görülen GTH’a kadar geçen süre kayıtları hastane arşiv dosyaları ve elektronik veri tabanına ulaşılarak kaydedildi. Hastaların başvuru esnasında ve yapılan cerrahi müdahele sonrası değerlendirilen tam kan (hemoglobin, hematokrit, trombosit ve beyaz küre sayıları) b-hcg değerleri kaydedildi. FIGO ve DSÖ kriterlerine göre puanlamalar yapılarak evrelendirildi. GTH gelişen hastaların 14’ünün primigravid olduğu, 92 hastanın bir önceki gebeliğinde normal doğum öyküsü, 23 hastada ise abortus öyküsü mevcuttu. Normal doğum sonrası ile GTH gelişimi arasında geçen süre 31,08±3,24 ay iken, abortus sonrası GTH gelişimi arasında geçen süre 6,15±1,28 ay idi. Normal doğum ve abortus sonrası GTH gelişimi arasında geçen süre istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,001). GTH gelişen hastalarda en sık A(+) kan grubu olduğu (%43,4), en az ise AB(-) kan grubunda (%0,8) olduğu gözlendi. Başvuran hastaların 121’inde (%93,8) dilatasyon-küretaj (D&C) tercih edilirken, 8 hastaya (%6,2) total abdominal histerektomi (TAH) yapıldı. Hastalar FIGO sınıflamasına göre evrelendirildi ve 34 hastanın evre-1, sekiz hastanın ise evre-3 olduğu tespit edildi. Sonuç olarak uygun tedavilerin verilmesi ve yüksek kemoterapi toksiteleri nedeniyle hastaların bu konuda deneyimli Jinekolojik Onkoloji merkezlerince takip edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: gestasyonel trofoblastik hastalık, ß-hCG, hidatiform mol, molar gebelik, vakum küretaj, vajinal kanamaen_US
dc.description.abstractIn present study the aim has been to evaluate the patients diagnosed with gestational trophoplastic disease (GTD), treated and monitored and developed neoplasia during this process which resulted in chemotherapy; to project and prevent potential complications and to provide the physicians with leading information to decrease maternal morbidity and mortality. 129 patients having applied to the polyclinic between January 2008-December 2012 and diagnosed with pathologic GTD have been included in this research. Of all the patients data on their age, gravida, parity, abortus, number of live children, educational level and similar clinical characteristics, blood type, complaints, GTD histology subtype, type of previous maternity (abortus, term pregnancy, ectopic pregnancy), the interval between previous maternity and currently diagnosed GTD have been accessed from hospital archive files and electronic database. Full blood (hemoglobin, hematocrit, thrombocytle and white blood cell counts) B-Hcg values of the patients during the application and post-surgery process have been registered. Staging has been done via grading according to FIGO staging system and WHO criteria. Of the patients having developed GTD, 14 were reported with primigravid, 92 were reported with normal previous delivery, 23 were aborted with abortus. Time interval between normal delivery and GTD development was 31,08±3,24 months, time interval between post-abortus and GTD development was 6,15±1,28 months. Time interval between normal delivery and post -abortus GTD development was statistically significant (p<0,001). It has been observed the most common blood type in GTD-developing patients was A(+) (43,4%), and the least common blood type was AB(-) (0,8%). Of all the applied patients dilatation-curettage (D&C) has been performed on 121 patients (93,8%); total abdominal hysterectomy (TAH) has been applied on 8 patients (6,2%). Patients have been staged according to FIGO staging and it has been detected that 34 patients were in stage-1, eight patients in stage-3. In summary we argue that by means of administering viable treatments and high chemotherapy toxicities it would be better if patients were monitored by well-experienced Gynecologic Oncology Centers. Key words: gestational trophoblastic disease, ß-hCG, hydatidiform mole, molar pregnancy, suction curettage, vaginal bleedingen_US
dc.language.isotren_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectGestasyonel trofoblastik hastalıken_US
dc.subjectGestational trophoblastic diseaseen_US
dc.subjectß-hCGen_US
dc.subjectHidatiform molen_US
dc.subjectHydatidiform moleen_US
dc.subjectMolar gebeliken_US
dc.subjectMolar pregnancyen_US
dc.subjectVakum küretajen_US
dc.subjectSuction curettageen_US
dc.subjectVajinal kanamaen_US
dc.subjectVaginal bleedingen_US
dc.titleGestasyonel trofoblastik hastalıklar (GTH) : 5 yıllık klinik deneyimimizen_US
dc.typeDoctoral Thesisen_US
dc.departmentDicle Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalıen_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.institutionauthorBarışçıl, Ahmet


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record